Mustafa ŞAHİN: Bize kendinizi, çalışmalarınızı ve eserlerinizi tanıtır mısınız?
Duran ÇETİN: Tabii memnuniyetle.
Konya’nın Çumra ilçesine bağlı Apasaraycık köyünde 1964 yılında doğdum. İlkokulu Apasaraycık köyünde, orta öğrenimini Çumra’da tamamladım. Selçuk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesinden 1986 yılında mezun oldum. Aynı yıl Eskişehir’e bağlı Sarıcakaya ilçesinde başladığım öğretmenliğe, Turhal, Kulu ve Çumra’da uzun yıllar devam ettim. Hâlen Konya’da Selçuklu Adnan Hadiye Sürmegöz İlköğretim okulunda idarecilik görevini sürdürmekteyim.
Yedi İklim, Berceste, Ay Vakti, Edebiyat Otağı, Genç Kardelen, Son Çağrı, Ribat, Müsvedde, Dergah, Hece gibi basılı, Edebistan, Kırkikindi, Edebiyat Ufku, Hikayelerarşivi, Dinlence, İzedebiyat, Sanatalemi gibi internet dergilerinin yanında bölge gazetelerinde hikaye ve yazılarım yayımlanmaktadır.
www.durancetin.com E-mail: durancetin@hotmail.com
Yayımlanmış eserlerim:
1. Bir Kucak Sevgi, 2000, Öykü, Beka Yayınları (4. baskı)
2. Güller Solmasın, 2000, Öykü, Beka Yayınları (3. baskı)
3. Bir Adım Ötesi, Roman, 2002, Beka Yayınları (2. baskı)
4. Kırmızı Kardelenler, 2003, Öykü, Beka Yayınları (3. baskı)
5. Yolun Sonu, 2004, Roman, Beka Yayınları (2. baskı)
6. Portakal Kızım, 2005, Roman, Beka Yayınları, (2. baskı)
7. Sana Bir Müjdem Var, 2006, Öykü, Beka Yayınları (3. baskı)
8. Gözlerdeki Mutluluk, 2007, Öykü, Beka Yayınları (3. baskı)
9. Toprak Gönüllüler 2008, Roman, Beka Yayınları
10.Minik Göl, Öykü, Koski 2009, (2. baskı)
11.Büyük Ödül, 2009, Öykü, Beka Yayınları (2. baskı)
12.Balkondaki Adam, 2009, Öykü, Beka Yayınları (2. baskı)
Mustafa ŞAHİN: Yazmaya ne zaman başladınız?
Duran ÇETİN:
Yazmadaki kasıt ilk denemelerse, ben lise 1.sınıftayken yazdığım bir öyküyü hatırlıyorum. Özene bezene yazmış iyi bir not almayı beklerken iyi bir not almamıştım. Hiç unutamıyorum. Ondan sonra öykücü olduk işte.Daha ciddi anlamda bakarsak eğer 1980 yılların ikinci yarısında başladım. İlk köşe yazılarımdı bunlar. Bu yazılarla birlikte roman çalışmalarım da başladı diyebilirim.
Mustafa ŞAHİN: Genellikle hangi türde yazılar yazarsınız?
Duran ÇETİN:
Öykü, roman ve masal. Bir de makale yazımım yoğunlukta diyebilirim. Son zamanlarda çocuklara yönelik yazmaya ağırlık verdim. Onlar için öykü, masal ve serüven yazıyorum.Mustafa ŞAHİN: Yazmanızda etkili olan birileri oldu mu?
Duran ÇETİN:
İlk kitabımı yazmama bir savcı sebep oldu diyebilirim. Yaptığı haksızlıklara baş kaldıraydı yazmaya başlamam. Sonra Hüseyin Gedik Bey roman yazmama sebep oldu. En çok da Ali Erkan Kavaklı Bey’in beni yazmaya teşvik ettiğini söyleyebilirim.Mustafa ŞAHİN: İlk yazınızı hatırlıyor musunuz, bu yazıdan bize biraz söz edebilir misiniz?
Duran ÇETİN:
Bir ödevdi. Hikâye yazmamızı istemişti öğretmen. Çok güzel yazdığımı düşündüm. Günlerce emek verdim. Karşılığını alamadığım bir yazı olduğu için unutmuyorum. Öğretmenimiz belki de hiç okumadan 65 vermişti sanırım.Mustafa ŞAHİN: Yayınlanan ilk yazınızı hatırlıyor musunuz, bu yazıdan bize biraz söz edebilir misiniz?
Duran ÇETİN:
Evet bu bir köşe yazısıydı. Eskişehir İki Eylül Gazetesindeydi. Beni çok sevindirdi. İlk yayımlanan yazımdı.Mustafa ŞAHİN: Yazmaktan vazgeçmeyi düşündüğünüz oldu mu?
Duran ÇETİN:
Hayır olmadı. Bazen ara verdiğim oldu. Ara verdiğiniz zaman bir soğuma oluyor. Bu da yazar için tehlikeli bir durum. Son zamanlarda yazmam hız kazandı. İnşallah aksamaz.Mustafa ŞAHİN: Yazmaya ilk başladığınızda kendisine hayran olduğunuz yazarlar var mıydı?
Duran ÇETİN:
Hayranlık değil. Ama yakınlık ve ilgiyle okuma diyebiliriz buna. Yazar olarak, pek çok isimden yararlandım, beslendim. Kendi yerli yazarlarımızdan Batı Edebiyatından herkesin üzerinde ittifak ettiği bazı isimler... Yazmadaki tekniği açısından özellikle üzerinde durarak okuduklarım var. Roman, hikâye, şiir, başarı, eğitim, bilgi ve araştırma kitapları… Kur’an, Hadis, Mesnevi… Mehmet Akif, Necip Fazıl, Yahya Kemal, Bediüzzaman, Ömer Seyfettin, Kemalettin Tuğcu, Goethe, Balzac, Tolstoy, Dostoyevski, Çehov, Refik Halit, Sabahattin Ali…Mustafa ŞAHİN: Şu anda kendisine hayran olduğunuz yazarlar var mı, kimler?
Duran ÇETİN:
Hayran olunacak bir durum yok ortada. Hayranlık ve çaresizlikse “Kur’an” yeter. Hem bütün kitaplar bir kitabı anlamak için değil midir?Mustafa ŞAHİN: Yazmaktan başka resim, müzik gibi uğraşılarınız var mı, varsa neler?
Duran ÇETİN:
Yok. Ama sesim güzel. Zaman zaman mırıldanır, söylerim. Bir de KONTV’de kültür dünyamız programını yapıyorum. Çekimlerle vakit geçiyor. Resim yeteneğimin varlığını şu ana kadar kimse söylemedi.
Mustafa ŞAHİN: Çalışmalarınızı yaptığınız ortamı tarif eder misiniz?
Duran ÇETİN:
Çok bir özelliği yok. Kitaplar ve bilgisayarım… Çocuklarımın bulunduğu bir ortam genellikle. Soyutlanmış değilim. Her yer, her zaman benim için uygun. Önceden not aldığım hadiseleri de sonra hikâye ederim.Mustafa ŞAHİN: Müzik dinler misiniz, dinliyorsanız ne tür?
Duran ÇETİN:
Dinlerim. Tasavvuf ve Türk sanat müziğiyle türküler. Arabada giderken radyo dinlerim.Mustafa ŞAHİN: Çalışmalarınızı yaparken müzik dinler misiniz dinliyorsanız ne tür?
Duran ÇETİN:
Pek değil. Şayet dinlersem; ney veya enstrümantal türü.Mustafa ŞAHİN: Haberleri takip ediyor musunuz, çalışmalarınızda gündemin etkileri oluyor mu?
Duran ÇETİN:
Dinlediğim olur. Gündem hep aynı olunca dinlemekten vazgeçerim. Zaten çok TV seyretmem. Bana yakın gelen konulurdaki haberleri dinlerim.Mustafa ŞAHİN: Magazin haberlerini takip ediyor musunuz, çalışmalarınızda magazin gündeminin etkileri oluyor mu?
Duran ÇETİN:
Magazinden maksat bizim dışımızdaki değerlerse hayır. Kim kiminle ne yapmış benim uzağımda duruyor. Günlük takip ettiğim gazetelerden yansımlar ben de zaman zaman etkili olabiliyor.Mustafa ŞAHİN: Bir çalışmanın bittiğine nasıl karar veriyorsunuz?
Duran ÇETİN:
Defalarca okuyup “artık tamam” dediğimde veya artık yazıdan kaçmaya başladığımda bitmiş demektir.Mustafa ŞAHİN: Çalışmalarınızı yayınlamadan önce görüşünü veya tavsiyelerini aldığınız kimse var mı?
Duran ÇETİN:
Pek değil. Zaman zaman okuttuğum oluyor. Ama defalarca kendim okuyorum. Bir de yayıncı okutuyor. Sonrasında çıkıyor.Mustafa ŞAHİN: Bir çalışmayı bitirmeden başka çalışmaya geçtiğiniz oluyor mu?
Duran ÇETİN:
Bu benim vazgeçilmez özelliğim. (vazgeçemeyeceğim bir özelliğim). Hep böyle çalışırım. Kitap çıkarmaya karar verdiğimde seçtiğim öykü ver roman üzerinde sürekli dururum. Birkaç ay sürer. Ama bu arada bile yeni öyküler, masallar yazdığım olmuştur.Mustafa ŞAHİN: Yarım çalışmalar sizde ne gibi bir etki yapıyor?
Duran ÇETİN:
Hiçbir etki yapmaz.. Zamanı olduğunu düşünürüm. Beklemesi gerektiğini zamanı gelince tekrar yazacağımı, tamamlayacağımı bilirim. Yıllardır yarım kalan öykülerim var. Bir gün muhakkak ömrüm vefa ederse tamamlarım nasıl olsa.Mustafa ŞAHİN: Çalışmalarınıza olumlu yorumlar aldığınızda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Duran ÇETİN:
Elbette mutlu olurum. Beni kamçılar. Son zamanlarda olumlu yorumların verdiği heyecan düzeyinin düştüğünü de söyleyebilirim.Mustafa ŞAHİN: Çalışmalarınıza olumsuz yorumlar aldığınızda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Duran ÇETİN:
Yorum olumsuz olur mu? Bilmiyorum. Kasıtlı yapılıyorsa kırılganlık gösterebilirisiniz. Ama ben pek aldırış etmiyorum. Böyle bir vakayı bir defa yaşadım. Maksatlı aşağılayıcı bir yazıydı. O zaman kızmıştım biraz. Şimdi kızdığım için pişmanlık duyuyorum. Eserler eleştiri alması yazdığınızın kale alınması anlamına geleceğinden her iki halde de bir güzelliktir, diye düşünüyorum.Mustafa ŞAHİN: Yazdığınız zamanlar kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Duran ÇETİN:
Rahatlamış. Kendimi hep iyi hissederim. Hele yazdıklarımın iyi olduğunu düşünürsem iyice rahatlamış olurum.Mustafa ŞAHİN: Yazmadığınız zamanlar kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
Duran ÇETİN:
Yapmam gereken bir işi yapmadığım hissisiyle rahatsız olurum. Yapılması gerekeni yaparak bu duygudan uzaklaşmaktan yana bir çabaya girerim. Alışkanlıkların aksatılması durumunda duyulan bir tedirginlik de diyebilirim.Mustafa ŞAHİN: Kendi yazılarınızı okuyor musunuz?
Duran ÇETİN:
Evet, defalarca okuduğum oluyor. Her okuduğumda yazının geliştiğini biliyorum. Özellikle okuyorum bazen. Belki de defalarca…Mustafa ŞAHİN: Keşke yazmamış olsaydım dediğiniz çalışmanız oldu mu?
Duran ÇETİN:
Olmadı. Ama farklı yazılması gerektiğine inandığım yazılar oldu. Pişman olduğum bir yazı yok.Mustafa ŞAHİN: Kendiniz için yazdığınız, zaman zaman okuduğunuz ve kendinizi hatırladığınız bir çalışmanız var mı?
Duran ÇETİN:
Oldukça fazla var. Mesela Bir Adım Ötesi isimli roman benim hayatımdan fazlaca yansımaları barındırır. Yine onlarca hikâye mevcut.Mustafa ŞAHİN: Müstear kullandığınız oldu mu?
Duran ÇETİN:
İlk zamanlara oldu. Daha sonrası için hiç olmadı.Mustafa ŞAHİN: Müstear kullanma konusundaki düşünceleriniz neler?
Duran ÇETİN:
Benim açımdan bakabilirim olaya. Benim için çok anlam ifade etmiyor. Ama konum itibariyle buna mahkûm kalanlar olabilir.Mustafa ŞAHİN: Ne tür kitaplar okursunuz?
Duran ÇETİN:
Her tür desek abartılı olur. Genellikle öykü, roman ve masal önceliğim. Çocuk ve dini kitaplar. Bir de tv programı yaptığım için her tür kitabı inceliyorum. Bu da bana büyük katkılar sağlıyor.Mustafa ŞAHİN: Mutlaka okunmalı dediğiniz olmazsa olmaz eserler var mı?
Duran ÇETİN:
Elbette var. Kur’an ve Hadis…Mustafa ŞAHİN: Tekrar tekrar okuduğunuz eserler var mı?
Duran ÇETİN:
Evet. Kur’an, Hadis, Mesnevideki hikâyeler. Rasim Özdenören ve Mustafa Kutlu’nun hikayeleri…Mustafa ŞAHİN: Sizce mutlaka okunmalı mı, neden?
Duran ÇETİN:
Hayır. İlginiz alakanıza göre okuma ve kitaplar değişebilmeli. Değişmez okumalar sadece kutsallardır. Kutsalların dışındakiler her zaman değişkendir.Mustafa ŞAHİN: Sizce yazmak için okumak şart mı, neden?
Duran ÇETİN:
Okumadan kendinizi geliştirmeniz mümkün değil. Yazma belki de bir damıtma faaliyetidir. Bunu için damıtılacak birikim şart. Bu da okumakla oluşturulabilir.Mustafa ŞAHİN: Sizce insan neden yazar?
Duran ÇETİN:
Kendini ifade etmek, rahatlamak ve kendini bulmak için yazar. Faydalı olmaktır temeldeki düşünce.Mustafa ŞAHİN: Bunlar içerisinde sizin yazma sebebiniz nedir?
Duran ÇETİN:
Hepsi. İyi insan olma yolunda faydalı olmak için yazıyorum. Kim ne derse desin, benim faydalı olma gibi bir katkım olmayacaksa onu yazmam. Yazdığımı okuyan insanlar mutlaka ondan faydalanmalı. Ahlaki noktada çok hassasım. Toplumda en çok dile getirilen eksiklik olarak görülen şey ahlaksızlıktır. Anne babaya, büyüklere, birbirleriyle ilişkilerde eksikliklerin olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bizim yaşadığımız ama çocuklarımızın yaşamasını istemediğim konuları seçiyorum ve onlarla ilgili mesajlar veriyor.Mustafa ŞAHİN: Gelenek ve yenilik arasında yeriniz neresidir?
Duran ÇETİN:
Gelenekçi diyebilirim, yenilikten de uzakta değilim. Günümüzü yaşıyorum günümüzü yazıyorum.
Mustafa ŞAHİN: Yazmaya yeni başlayanlara ne tavsiye edersiniz?
Duran ÇETİN:
Okumak, yazmak. İnadına yazmak. Israrla yazmak. Defalarca yazmayı denemek.Mustafa ŞAHİN: Başınızdan geçen unutamadığınız ve bizlerle paylaşmak istediğiniz bir anınız var mı?
Duran ÇETİN:
Çok var. Benim yeğenler kitapları okula götürüp akraba olduğunu söyleyince arkadaşlarının alay etmesi beni güldürdü. Bir de tv programı çekerken konuşmanın ortasına geldiğimizde kameramanın ses kablosunun takılı olamadığını söylemesi. Bütün emekler konuşmaların havaya gidişi bir de konuğa karşı mahcubiyet.Mustafa ŞAHİN: Size ulaşmak isteyenlere iletişim bilgilerinizi vermek ister misiniz?
Duran ÇETİN:
Elbette.05055470464
http://kulturdunyamiz.tr.gg
Mustafa Şahin: Mülakatımıza katıldığınız için Edebiyat Ufku okuyucuları adına size çok teşekkür ederim.
Duran ÇETİN:
Ben teşekkür ederim.
Mustafa Şahin tarafından yayına hazırlanmış olan bu mülakat Edebiyat Ufku Sitesi adına internet üzerinden ve telefon görüşmeleri ile yapılmıştır.
Sitemizi sık ziyaret etmenizinin nedeni nedir? Başka nedenleriniz varsa bize mesajlayınız