Dino Buzzati Tatar Çölü

Gönüllüler hapishanesi Bastiani Kalesi ile kuzeye doğru alabildiğince uzanan kuş uçmaz kervan geçmez Tatar Çölü arasında bir umut, bekleyiş ve hayal kırıklığının hikayesi.

Teğmen Drogo’nun ilk görev yeri olan Bastiani Kalesi’ne geldiğinde uğradığı hayal kırıklığı mı daha büyük yoksa ayrılırken ki hayal kırıklığı mı sorusuna verilebilecek doğru bir cevap yok.

Dünya’nın, Güneşin etrafında dönmesi misali yaşananlar bir döngü şeklinde ilerliyor Bastiani Kalesi’nde. Nöbetler, devriyeler, dedikodular, gelenler ve gidenler… Yıllardır sürmekte olan boğucu bir düzen.

Kaleye yeni bir teğmen atanır. Yaşadıkları herkesinkiyle aynıdır. Hayal kırıklığı, sabır, gurur, vazgeçiş, umut ve yeniden hayal kırıklığı. Her ne kadar kitap Teğmen Drogo’nun yaşadıkları çevresinde şekilleniyor gibi gözükse de aslında var olan bütün kahramanlar aynı döngüyü yaşamaktalar. Tıpkı yaşam gibi.

Bastiani Kalesi, var olup olmadığı bile bilinmeyen bir düşmanı bir ömür beklemeye bağımlı yüzlerce gönüllü mahkumu olan bir hapishanedir adeta. Bir düşman görebilmek uğruna uçsuz bucaksız çölün her zerresine yıllarca bakılmıştır.

Birbirinden farklı binlerce göz kaç defa yanılıp bir düşman gördüğünü sanmıştır kim bilir. Yankıya dönüşen fısıltılar dipdiri tutuyordu kalenin yosunlu duvarlarını belki de. Umut tüketiliyordu oksijen niyetine ezelden beri. Umudu biten yaşamaya devam edemiyordu ve gidiyordu zaten.

Drogo da umudunu yitirmeye başladığında düştü yatağa. Hayatın kısa bir özeti gibi tam da ondan sonra geldi dayandı kapıya düşman. En beklenmedik, en olmadık zamanda. Geç kalmıştı. Veya Drogo mu acele etti kim bilir?

Hayal kırıklığıyla başlayan döngü hayal kırıklığıyla bitecekti elbette. Drogo; hasta, işe yaramaz ve gereksiz yere yatak işgal eden biriydi artık. Bir ömür beklediği düşman geldiğinde, intihar etmeye bile zor takati olan bir adam olarak ayrıldı Bastiani Kalesinden.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here